Tansiyon düşmesi (İntradiyalitik hipotansiyon)
En sık görülen komplikasyondur; seansların yaklaşık yüzde 20-30'unda yaşanır. Baş dönmesi, bulantı, terleme ve halsizlik ile kendini gösterir.
Kapsamlı Rehber
Böbrek yetmezliğinde en yaygın kullanılan tedavi yöntemi olan hemodiyalizin nasıl çalıştığını, seans sürecini ve günlük yaşama etkilerini adım adım açıklıyoruz.
Sağlıklı böbrekler her gün yaklaşık 150-200 litre kanı filtreler; üre, kreatinin ve fazla sıvı gibi atık maddeleri idrarla dışarı atar. Kronik böbrek hastalığının son evresinde (GFR < 15 mL/dak) bu işlev büyük ölçüde yitirilir.
Hemodiyaliz, böbreklerin bu görevini geçici olarak üstlenen bir tedavi yöntemidir. Kan vücuttan alınır, diyaliz makinesi içindeki yapay bir böbrekten (diyalizer) geçirilir, temizlenir ve geri verilir.
Diyalizer, binlerce ince içi boş fiberden oluşan bir filtre ünitesidir. Kan bu fiberlerin içinden akarken, fiberlerin dışında ters yönde akan diyalizat sıvısı atık maddeleri difüzyon yoluyla çeker.
Ultrafiltrasyon adı verilen ikinci bir işlemle iki seans arasında biriken fazla sıvı da çekilir. Makine, sıvı çekim hızını ve diyalizat bileşimini hastanın kuru ağırlığına ve laboratuvar değerlerine göre ayarlar.
Standart hemodiyaliz haftada 3 kez, her seans 4 saat uygulanır. Bazı merkezlerde 3,5 veya 5 saatlik seanslar da tercih edilir.
Seans süresini kısaltmak cazip görünse de yeterli temizleme (Kt/V ≥ 1,2) için önerilen süreye uymak kritiktir. Yetersiz diyaliz; yorgunluk, iştahsızlık, kaşıntı ve kardiyovasküler risk artışı gibi sonuçlara yol açar.
4 saat
Standart seans süresi
3 seans
Haftalık seans sayısı
~156 seans
Yıllık toplam seans
Her seans öncesinde tartılmak, iki seans arasında ne kadar sıvı biriktiğini gösterir. Bu fark 'interdiyalitik kilo artışı' olarak adlandırılır.
Fazla sıvı birikimi nefes darlığı, yüksek tansiyon ve kalp yüklenmesine yol açar. Çok az sıvı çekilmesi ise hipotansiyon ve kramp riskini artırır.
Kuru ağırlık sabit değildir; kilo değişimi, beslenme durumu veya kalp fonksiyonu değiştikçe yeniden ayarlanır.
Bir atar damar ile toplardamarın cerrahi olarak birleştirilmesiyle oluşturulur. Genellikle ön kolda yapılır. Kullanıma hazır olması 4-6 hafta, bazen 3-4 ay sürer. Enfeksiyon riski en düşük, ömrü en uzun erişim türüdür.
Fistül oluşturulamadığında atar damar ile toplardamar arasına yerleştirilen yapay damar tüpüdür. 2-3 hafta içinde kullanıma hazır olur. Fistüle göre daha kısa ömürlüdür.
Boyun, kasık veya göğüs damarına yerleştirilen kateter, fistül veya greft hazır olana kadar kullanılan geçici erişim yoludur. Enfeksiyon ve pıhtılaşma riski en yüksek erişim türüdür.
Hemodiyaliz seansları çoğu hasta için sakin geçer; kitap okumak, uyumak veya televizyon izlemek mümkündür. Ancak bazı durumlar seans sırasında ortaya çıkabilir.
En sık görülen komplikasyondur; seansların yaklaşık yüzde 20-30'unda yaşanır. Baş dönmesi, bulantı, terleme ve halsizlik ile kendini gösterir.
Özellikle bacaklarda görülür. Hızlı sıvı çekimi ve elektrolit değişimleri tetikler. Ekip sıvı çekim hızını yavaşlatır ya da diyalizat sodyum konsantrasyonunu ayarlar.
Genellikle tansiyon düşmesine eşlik eder. Seans öncesi ağır yemek yemek de bulantıyı artırabilir.
Özellikle yeni başlayan hastalarda 'diyaliz dengesizlik sendromu' nedeniyle görülebilir. İlk seanslarda süre kısa tutularak bu risk azaltılır.
Üremik kaşıntı diyaliz sırasında veya sonrasında artabilir. Yüksek fosfor düzeyi başlıca nedenlerden biridir.
Seansın ardından yorgunluk hissi çok yaygındır; hastaların yaklaşık yüzde 60-70'i bunu bildirmektedir.
Yorgunluğun nedenleri arasında sıvı ve elektrolit değişimleri, anemi, uyku bozuklukları ve düşük fiziksel aktivite sayılabilir.
Seans günleri için ağır fiziksel aktivite planlamaktan kaçınmak ve seans sonrası kısa bir dinlenme süresi ayarlamak günlük yaşamı kolaylaştırır.
Diyalize başlangıç çoğu hasta için hem fiziksel hem duygusal açıdan yoğun bir dönemdir. İlk birkaç seansta vücut yeni dengeye alışırken baş ağrısı, yorgunluk ve bulantı daha sık görülebilir.
İlk ayda dikkat edilmesi gerekenler: Seans sürelerine ve günlerine eksiksiz uymak; iki seans arasında sıvı ve potasyum kısıtlamasını öğrenmek; fistül veya kateter bakımını ekipten öğrenmek.
Duygusal uyum da bu dönemin önemli bir parçasıdır. Kaygı, öfke veya üzüntü hissetmek normaldir. Sosyal hizmet uzmanı veya psikolog desteği almak bu süreci kolaylaştırabilir.
Tıbbi sorumluluk reddi: Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı, tedavi veya kişisel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Diyaliz programınız, ilaçlarınız ve klinik kararlarınız için sizi izleyen nefroloji uzmanı ve bakım ekibinize danışın.